Bugün 10 EYLÜL 2010  Saat: 22:21:08 Mağaza Ana sayfa     Hakkımızda     Üretici Eğitimi     Alara TV     Haberler
   
   
Ana Sayfa
Bütün Haberler
Duyuru ve Etkinlikler
Modern Meyvecilik
Basında Alara
Sağlık Köşesi
 
Arama  
Site içi arama

 
Son Yazılar  
 • Süper Meyve Nar Tanesi , Nur Tanesi
 • TÜRKİYE’DE GIDA POLİTİKASI
 • GIDA FİYATLARI NEDEN ARTIYOR
 • MEYVE VE SEBZE İHRACATIMIZ VE SORUNLARI
 • Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası ve Türkiye
 • AB ÜYELİKTE TARIM ÜRÜNLERİMİZİN FIRSATLARI
 • TOPTANCI HAL YASA TASARISININ...
 • Kazanç Kaynağı NAR
 • Türkiye Taze Meyve Sebze Sektörüne Sahip Çıkalım
 • Alara´da Dikey Entegrasyon Modeli İle İhracat
 
 
HAREKETLİ SİSLEME SİSTEMİ

HAREKETLİ SİSLEME SİSTEMİ

MEYVE AĞAÇLARINDA SOĞUK ZARARI VE ETKİN KORUNMA YOLLARINDAN
"HAREKETL
İ SİSLEME
S
İSTEMİ


Meyve üretimi ve meyve üretim alanları tüm dün­yada olduğu gibi ülkemizde de artmaktadır. Bu artış, hem nüfusun artışından hem de gelir ve refah seviyesi arttıkça meyveye karsı duyulan talebin art­masından kaynaklanmaktadır.
Dünyamızın son yıllarda yaşadığı ve daha bir süre ya­sayacağı belli olan küresel ısınma sonucunda iklim şartla­rında bazı dengesizlikler doğmakta ve tabii afetler gerek sayı olarak gerekse şiddet olarak artmaktadır. Meyve ye­tiştirilen alanlar ise zaten var olan soğuk risklerine daha fazla maruz kalmakta, oluşan zararın boyutları ise daha da büyümektedir.
 


Ağaçlarda Üşüme İsteği Özellikle yaprağını döken meyve ağaçlarında cins ve çeşitlere göre değişiklik gösteren "üşüme istekleri" var­dır. Kış mevsiminde oluşan bu üşüme isteği arzu edilen bir olaydır. Zira ağaçlar, kışın belli sürelerle üşüme periyo­dunu geçirmedikleri takdirde
ilkbaharda tomurcuklanma, çiçek açma, döllenme ve meyve bağlama süreçlerinde olumsuzluklar
olabilmektedir.
Üşüme periyodunun ağaçlar yönünden sağlıklı bir şe­kilde tamamlanabilmesi için yaz bitiminden itibaren hava­ların yavaş yavaş soğuması gerekmektedir. Bu
durumda ağaçlar da kendilerini
gittikçe soğuyan hava sıcaklıklarına hazırlayacaktır. Yani bitki bünyesinde gerekli
fizyolojik de­ğişiklikler oluşacak, ağaçlar kışın soğuklarına kendilerini hazırlayacaklardır. Kış dönemindeki bölgeye göre oluşan soğuklardan ve ağaçların üşüme ihtiyacının karşılamasın­dan sonra çevre sıcaklığı yeniden yükselecek, ağaçlar da ilkbahar ve yaz şartlarına kendilerini adapte
ederek mev­simsel gelişmelerini göstereceklerdir.


Ağaçlarda Soğuk Zararı Kısaca anlatılmaya çalışılan, sonbaharda sıcaklıkların düşmeye başlaması, ilkbaharda ise
yeniden yükselmesi be­lirli bir düzen içinde oluşursa meyve ağaçları bu gelişmelere kendilerini uyarırlar ve bundan (üşüme isteklerinin karşılan­ması açısından) faydalanırlar. Fakat bu süreçte meydana ge­lebilecek ani değişmeler ağaçları olumsuz etkileyebilecektir.
Ağaçların soğuktan olumsuz etkilenmeleri üç bölüm­de
incelenebilir.

Birincisi; sonbaharın gelmesiyle, ağaçların kendileri­ ni yeteri kadar soğuk
şartlara hazırlamadan oluşabilecek düşük sıcaklıklarda ağaçlar zarar görebilir (Sonbahar er­ken donları).

ikincisi; kış aylarında her cins ve çeşitten ağacın da­ yanabileceği soğuk derecelerinden daha düşük derecede
oluşabilecek düşük sıcaklıklardan zarar görebilir (Kışın aşı­rı soğuğu).
- Üçüncüsü ise; ilkbaharda ağaçların fizyolojik yön­den son derece faal ve duyarlı oldukları dönemde oluşa­bilecek ani değişimler veya düşük sıcaklıklardan olumsuz etkilenmedir (ilkbahar geç donları).
Belirtilen üç riskli dönem içerisinde en yaygın ve şid­detli zararlanma dönemi, üçüncü sırada sayılan ilkbahar geç donlarıdır. Örnek vermek
gerekirse; kış mevsiminde yani ağaçların uyku dönemlerinde elma, erik ve kiraz ağaçları yaklaşık -30°C´ye,
armut ve şeftali yaklaşık -25°C´ye dayanabilirken, ağaçlar tomurcuk dönemine gir­diklerinde 0°C
sıcaklıkta tomurcukların ortalama %12-17´si, -3°C´de
ise %60 -80´i zarar görmektedir.
Soğuktan (daha çok kullanılan kelimeyle dondan) za­rar görme sıklıkla ilkbahar
geç donlarından kaynaklandı­ğından bu güne kadar yapılan çalışmalar ve alınan tedbir­ler de bu zaman
diliminde oluşan soğuklardan korunma üzerine yoğunlaşmıştır.


Soğuktan Zarar Görme Fizyolojisi Bitkilerin, soğuktan (dondan) neden zarar gördüğü şöyle açıklanabilir. Bitkilerin bünyelerinde yüksek oranda su vardır. Çevre sıcaklığı donma noktasının altına düştü­ğünde hücrelerdeki şu da donar. Bilindiği gibi donan su­yun hacmi artar ve bu nedenle hücre duvarları yırtılır. Böy­lece hücreler hayatiyetini
kaybeder. Eğer zarar gören kı­sım; çiçek işe tozlanıp meyveye dönüşemez, dal ise ağa­cın o dalı kurur, daha da kötüsü ağacın gövdesi ve kökle­ri
ise ağaç tamamen canlılığını kaybeder. Ağaçların kışın oldukça düşük sıcaklıklara maruz kalmalarına karşın zarar görmemelerinin nedeni ise sonbaharda
havaların soğu­maya başlaması ile birlikte bitkilerin de bünyelerinde ge­rekli değişikliği yaparak (bazı bitkilerde yapraklarını döke­rek, hücrelerindeki su miktarını azaltarak, hücre özsuyu­nun yoğunluğunu artırıcı tedbirler alarak donma noktası­nın düşürülmesinin temin edilmesi gibi) tedbir almalarıdır. Bitkiler
sonbaharda soğuğa karşı gerekli hazırlığı yapma­dan
düşük sıcaklığa maruz kalmaları halinde soğuktan zarar
görürler. Kışın her bitkinin dayanabileceği en düşük sıcaklıktan daha aşağıya düşen sıcaklık derecelerinde za­rar görürler,
ilkbaharda ise havaların ısınması ile bitkiler bünyelerindeki değişikliği kısmen veya tamamen yaptık­tan
sonra ani sıcaklık düşüklüğünde yine yukarıda açık­landığı şekilde zarar görürler.


Dondan Korunma Yöntemleri Dondan korunma yöntemlerini iki grup altında topla­mak mümkündür.


Pasif yöntemler Yer ve meyve çeşidi seçimi: Sık sık don tehlikesi olan yerlerde meyvecilik yapılmayabilir veya oluşabilecek sıcak­lıklara dayanabilen
cins ve çeşitler kullanılabilir.
Bitki idaresi:
Bitkilere ve çevreye uygulanabilecek ba­zı işlemler (budama, gübreleme, toprağın işlenmesi, kim­yasal kullanımı gibi) ağaçların don olayına karşı direncini arttırabilir veya zararı hafifletebilir.

Rüzgâr kıran ağaçların yetiştirilmesi: Eğer bölgeye so­ğuk hava dalgası rüzgârlarla taşınıyorsa bu yöne uzun boylu
ağaçların dikilmesi rüzgârı ve etkisini azaltacaktır.


Aktif yöntemler Atmosfere giden
radyasyonun önlenmesi: Akşam sa­atlerinden
itibaren ortam sıcaklığının düşmeye başlaması ile toprak yüzeyinden (ısınan havanın yükseleceği kuralı­na
uygun olarak) atmosfere giden radyasyon yolu ile sı­caklık kaybı oluşur. Sonuçta, hava sıcaklığının düşmesinin şiddetine göre toprak ve ağaçların içinde bulunduğu se­viyedeki ortam soğur, sıcak hava ağaçların seviyesini de geçerek atmosferde yükselir. Diğer taraftan bilinmektedir ki, ortamda var olan veya oluşturulacak olan bir duman veya sis tabakası bu yükselmeyi durdurur ve ortamın aşı­rı soğumasını önler.

Havanın karıştırılması: Hava sıcaklığının aşırı düşece­ğinin tahmin edildiği günlerde geçe boyunca daha önce
araziye tesis edilmiş bulunan fanların çalıştırılarak toprak yüzeyinde birikme eğilimi gösteren soğuk havanın karış­
tırılması ve yerine ılık havanın getirilmesi esasına dayanır.

Ortam
ve bitkilerin ısıtılması: Meyve bahçesinin de­ ğişik yerlerine parafin sobası, saman balyaları veya eski
otomobil
lastikleri yerleştirilerek yakılması ortam sıcaklığı­nı az da olsa arttıracaktır. Bu noktada ortam sıcaklığını
arttırırken çevreye ne tür zarar verildiği, kirlilik yaratıldığı değerlendirilmelidir.

Su uygulaması: Don olayının gerçekleşeceğinin tah­min edildiği gecelerde bahçenin yağmurlama sulama ile
veya sadece daha önce hazırlanacak kanallardan su do­laştırarak sulanması yoluyla sıcaklığın aşırı düşmesine en­
gel
olunmaya çalışılır.

Ciçeklenmeyi geciktirme:
Bahçe içerisine zaman za­ man kar ve buz kalıpları yerleştirerek gündüzleri de bir miktar sıcaklığın düşürülmesi ve böylece ağaçların çiçek açmalarının geciktirilmesi hedeflenir.
- Hormon uygulaması: Erken ilkbaharda ağaçlara ba­zı kimyasallar uygulayarak düşük hava sıcaklıklarına da­yanma
gücü kazandırılması esaslı bir uygulamadır (bitki antifrizi).
Bitki bünyesinde oluşturulacak değişikliklerin doğal yollarla değil suni yollarla temin edilmesi, bu amaç­la hormon kullanılmasının fayda ve zararları tartışılabile­cek
bir durumdur.
Kısaca değinilen bu pasif ve aktif yöntemlerin hepsi­nin de olumlu/olumsuz, kuvvetli/zayıf yönleri vardır. Bu yazıda üzerinde daha detaylı olarak durulmak istenen yöntem "atmosfere
giden radyasyonun
önlenmesi" yöntemidir. Yöntemin esası; hava sıcaklığının ağaçların veya çiçeklerin dayanabileceği seviyelerin altına düşeceği­nin tahmin edildiği günlerde aksam
saatlerinden başlaya­rak ve gerekirse gece boyunca meyve ağaçları arasında suni bir sis
tabakası oluşturmak ve böylece radyasyonu önlemektir.
Bunu sağlamanın iki yolu vardır. Birincisi ağaçlar ara­sına tesis edilecek sabit hatlar üzerine su zerrecikleri te­min edecek
memeler monte ederek gerektiğinde
çalıştır­mak
ve bir sis tabakası elde etmektir. Fakat
FAO´nun do­kümanında da (www.fao.org/docrep/008/.. Bölüm 7.14) açıkça ifade edildiği gibi "bu
sistemin yat
ırım tutarı ol­dukça yüksektir." ikincisi ve bu yazıda dikkat çekilmek istenen
konu ise traktörle çekilebilen hareketli bir çatı üzerine bu memeleri yerleştirerek gerektiğinde meyve bahçesi içerisinde sıralar arasında dolaştırmak ve sis üret­mektir. (Özel ismiyle "Hareketli Şişleme Sistemi") Trak­törün hangi aralıklarla dolaştırılacağı sis makinesinin is genişliği, yani etkili sis üretim mesafesi ile ilgilidir.


Hareketli Şişleme Sistemi Uygulamada traktörün arkasına bağlanacak bir maki­ne ile uygun büyüklükte su zerrecikleri
atmosfere püskür-tülecektir. Böylece oluşacak sis tabakası toprağı adeta bir yorgan gibi örtecek
ve topraktan atmosfere doğru
oluşa­cak ısı kaybına (radyasyona) engel
olacaktır. Yine FAO ya­yınlarında değinildiği gibi "Tabii
sisin bitkileri donma
ya karşı koruduğu bilinmektedir. Yapay olarak üre­tilen sis tabakası da don zararına karsı koruyucu bir metot olarak üzerinden çalışılmıştır." Diğer taraftan gece boyunca ve
gerektiği kadar işleme devam edilerek ortama suyun temin edildiği kaynağın sıcaklığına bağlı olarak fakat her durumda ortam sıcaklığından daha yük­sek
bir sıcaklığa sahip su
zerrecikleri püskürterek ortamın sıcaklığının olabildiğince yüksek muhafaza
edilmesine ça­lışmaktır. Bilindiği gibi 1 gram su 1°C
soğurken çevresine 1
cal. enerji verir. Hatta pulverize edilen su
zerreciklerinin donması daha da etkilidir. 1
gr. su donarken çevresine 80 cal. enerji verir ve ortam sıcaklığının yüksek tutulmasında etkili olur. Zaten gerek kış şartlarında ve oldukça düşük sı­caklıklarda, gerekse sonbahar ve ilkbaharda oluşacak kri­tik sıcaklık düşüşlerinde ortamda sağlanacak birkaç dere­celik sıcaklık artışı ağaçların mevcut dönemdeki soğuklar­dan zarar görmesini önleyecek veya
azaltacaktır. Yukarı­da bazı meyve ağaçlarının 0°C
ve -3°C´de görebilecekleri zarar örnek
olarak verilmiştir. 3°C´lik
bir artış zararı %60-80
den %12-17´ye düşürebilecektir.


Sistemin Üstünlükleri "Hareketli Şişleme Sistemi" herhangi bir sabit tesis gerektirmez. Yukarıda konu edilen havanın karıştırılması seçeneğinde meyve bahçesi içerisine büyük fanların yer­leştirilmesi büyük yatırım, enerji kullanımı ve yer kaybı an­lamına gelmektedir. Hâlbuki bu yazıda konu edilen ve sis
tabakası oluşturmaya yarayan
makine, kullanılmadığı za­man alet makine parkında bulundurulup sadece kullanı­lacağı zaman traktör arkasına bağlanıp kullanılabilir.
Meyvecilik yapan çiftçilerin tamamına yakın kısmının traktörü ve önemli bir kısmının da traktörün arkasına bağ­lanarak çekilence traktörden güç alarak çalışan ilaçlama makinelerinin
mevcut olduğu düşünüldüğünde; yetiştirici­nin
yapacağı masrafın tamamı ya sadece üzerinde su zer­recikleri oluşturan memelerin bulunduğu çatıyı satın alarak mevcut ilaçlama makinesine monte etmek veya çatı ile de­poyu birlikte satın alarak kullanmak olacaktır.
Sistem çevrecidir. Aşırı sıcaklık düşüşünü (don zararı­nı) önlemek için kullanılan madde sadece her yetiştirici­nin
kolayca ulaşabileceği sınırlı miktardaki kuyu,
nehir ve­ya
havuz suyudur. Suyun sıcaklığının daha yüksek olabile­ceği düşünüldüğünde mevcut olan yerlerde kuyu şüyu tercih edilmelidir, işletme masrafları düşüktür. Sözü edilen uygulamanın yapılabilmesi için harcanacak enerji
kaynağı birkaç saatliğine çalışacak traktörün kullanacağı yakıttan ibarettir.


Sistemin Gideri (Masrafı) Meyve bahçelerinde
don ihtimalinin belirdiği
geceler­de hava genellikle durgundur. Yani
rüzgâr azdır. Zaten rüzgârın kuvvetli olması demek hava tabakasının karış­ması ve aşırı soğukların oluşmaması demektir. Bu neden­le sis oluşturan ekipmanın aynı noktadan 40 dakikada
bir kez
geçmesi yeterli olacaktır. Traktörün bahçe içinde ve bir tankeri çekerken ortalama 5 km/saat hızla gideceği düşünülürse böyle bir sistemin 40
dekarlık bir alanı dondan koruyabileceği hesap­lanmıştır.
"Hareketli şişleme sistemi"nde 140 meme (nozzle) bulunmakta­dır. Normal çalışma şartlarında 1 ton su 1saat sis üretmesine yetmekte­dir. Tankerde su bittiğinde su kaynağına gidip tankeri yeniden doldur­mak gerekecektir.
Sonuç olarak "Hareketli Şişleme Sistemi"nin işletme masrafı dü­şüktür. Sözü edilen uygulamanın yapılabilmesi için harcanacak enerji kaynağı birkaç
saatliğine çalışacak traktörün kullanacağı yakıttan iba­rettir.
Su dolu tankı çekebilecek orta büyüklükteki bir traktörün yük al­tında ve saatte ortalama
5 litre
mazot yakacağı ve bir gecede 6 saat (gece 23.00´den sabah 05.00´a kadar) çalışacağı varsayılırsa sistemin bir gecelik işletme gideri 30 litre mazottan
ibarettir.


Alternatif Kullanım İmkânları Hareketli Şişleme Sisteminin bir diğer kullanım imkânı yaz ayların­da sıcaklığın aşırı yükseldiği zamanlarda kullanılabilmesidir. Tüm bitki­ler
için olmakla birlikte özellikle meyve ağaçları için eskiden beri var olan fakat son yıllarda
küresel ısınma ile daha da önem kazanan bir tehlike de yazın sıcaklığın ağaçların zarar görebileceği derecede aşırı yükselmesidir. Sıcaklığın aşırı yükselmesi ve aşırı güneşlenme meyve ağaçlarında bazı fizyolojik rahatsızlıklara, hastalık ve zararlıların çoğal­masına yol açabilir. Ağaç gövdeleri ve dallarının çatlaması, lekeler oluş­ması, yaprakların buruşması, meyvelerde şekil bozuklukları, lekeler ve yüksek sıcaklıkta salgın yapan bazı hastalık ve zararlılar bu duruma ör­nek gösterilebilir.
Diğer mevsimlerde olduğunun aksine yaz aylarında hava sıcaklığı­nın çok yükseldiği zamanlarda bu yazıya konu edilen makine çalıştırıla­rak meyve ağaçları arasında dolaşıldığında çevreye püskürtülen şu zer­recikleri çabucak buharlaşarak çevreden ısı alacak ve böylece ortam sı­caklığını birkaç derece düşürecektir. Sonuçta ağaçların aşırı sıcaklık yük­selmeleri ve aşırı güneşlenmeden doğacak zararların önlenmesi sağlan­mış olacaktır.


 


Kaynaklar Asma, Murat Bayram
(2000) Kayısı Yetiştiriciliği, inönü Üniversitesi Araştırma ve Fon Saymanlığı AFS/12. Evin
Ofset-Malatya
Devlet Meteoroloji işleri Genel Müdürlüğü
www.meteoroloji.gov.tr/2006/
Bazı Meyve Kültürlerinde Üşüme İstekleri ve Don Riski. Hasad Bitkisel Üretim Der­gisi Ocak 2005 Sayı 236 Sayfa: 14
Doğanay, Ünal (2000) Şeftali, Nektarin ve Erik Yetiştiriciliği. Hasad Yayıncılık Ltd. Sti.
FAO Corporate Document Repository,
Environment and Natural Resources Series 10.
www.fao.org/docrep
FAO Frost Protection: fundamentals, practice, and economics- Volume 1 http://www.fao.org/docrep/008/y7223e/y7223e0d.htm
FAO Frost Protection: fundamentals, practice, and economics - Volume 2 http://www.fao.org/docrep/008/y7223e/y7223e0d.htm
Gürbüz, Cenani (1977) Elma
Ziraati ve Türkiye Elma Çeşitleri. Ongun Kardeşler Matbaacılık Sanayii-Ankara
Kiraz ve Vişne Yetiştiriciliği (2005) Hasad Yayıncılık Ltd. Sti.
Kütevin, Ziya - Kütevin Eshar (1990)
Meyvecilik Genel Meyve Tarımı Prensipleri ve Pratik Meyvecilik Yöntemleri, inkılâp Kitapevi
Özçağıran, Rahmi ve diğerleri (2004) Ilıman iklim Meyve Türleri Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınlan No:556 



 
Ajax Uygulaması Çalıştırılamadı.

 
Yavuz Taner CEO
Süper Meyve Nar Tanesi , Nur Tanesi
Dr. Cihangir Korkmaz
 
Doç.Dr.Hasan Vural
TÜRKİYE’DE GIDA POLİTİKASI
Yük.zir.muh.Hakan YILDIZ
Üreten Bir Türkiye İçin
 
1.5033 YTL
1.5106 YTL
1.9179 YTL
1.9272 YTL
2.3080 YTL
2.3201 YTL
 
 

   
Copyright Alara Fidan © 2008 Tüm hakları saklıdır