SERT ÇEKİRDEKLİ MEYVELERDE DONLA MÜCADELE
Sert çekirdekli meyve türleri Türkiye´nin yaş meyve sebze üretiminin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Sert çekirdekli meyve türlerinin dünya üretimleri incelendiğinde Türkiye 390 bin ton kiraz, 530 bin ton kayısı üretimiyle 2007 yılında ilk sıradadır. Erik (225 bin ton) ve şeftali (560 bin ton) üretiminde ise dünya ülkeleri arasında 6. sırada yer almıştır (FAO, 2008). İç ve geçit bölgelerini de içine alan ılıman iklim kuşağında özellikle ilkbahar dönemi soğuk zararı riski bulunmaktadır. Sert çekirdekli meyve türlerinin diğer türlere göre daha erken çiçeklenmesi bu riski artırmaktadır.
Soğuk zararı bahçe ürünlerinin dağılımını ve üretimini sınırlayan ana faktörlerin başında gelmektedir (Rodrigo, 2000). Sıcaklık düşüşüyle meydana gelen zararı; üşüme ve don zararı olarak iki şekilde incelemek mümkündür. Üşüme zararı, suyun donma noktası (0 °C) civarındaki sıcaklık derecelerinde, don zararı ise suyun donma noktasının altındaki sıcaklık derecelerinde ortaya çıkan bir zarardır. Don zararı iki şekilde meydana gelmektedir. 1) sıcaklıkların 0 °C´ye yavaş bir şekilde düşmesi ile hücreler arası boşluklarda buz kristallerinin oluşması, bu durumun protoplazmadan su kaybına neden olması ile hücre ölümü; 2) ani sıcaklık düşüşlerinde hücre içerisinde buz kristallerinin oluşması ve hacim artışı ile organellerin parçalanması sonucu hücre ölümleri şeklinde olmaktadır (Andiç, 1993; Aşkın, 1989).
Don olayı atmosferde konveksiyon ve radyasyon yolu ile düşük sıcaklıkların oluşmasıdır. Konveksiyon donu, konveksiyon yoluyla veya rüzgarın etkisiyle soğuk hava kütlesinin bir bölgeye donma sıcaklılarını getirmesidir. Radyasyon donu ise, bulutsuz bir gökyüzü ve sakin rüzgarların, yeryüzünden sıcaklık kaçışına izin vermeleri ve yüzeye yakın sıcaklığın donma noktasının altına düşmesiyle meydana gelmektedir. (Anonim, 2008; Perry,2001).
Özellikle meyve yetiştiriciliğinde oluş zamanlarına göre don zararı üç şekilde incelenmektedir. 1) Kış Donları, 2) İlkbahar Geç Donları, 3) Sonbahar Erken Donları (Ağaoğlu vd., 1995).
Kış Donları
Meyve ağaçlarının gövde ve dalları çok düşük sıcaklıklara dayanabilirken, dinlenmeye girmeden önceki dönemde farklılaşmasını gerçekleştirmiş çiçek tomurcuklarının daha yüksek sıcaklıklarda zarar görmesi beklenmelidir. Doku içerisindeki karbonhidrat birikimi azaldıkça ve dolayısıyla su içeriği arttıkça dona karşı hassasiyet artmaktadır. Dinh ve Stosser (2004), önemli bir depo karbonhidratı olan nişasta, kış aylarında odunsu dokuların, ilkbaharda ise çiçeklerin dona mukavemetlerinde önemli rol oynadığını bildirmektedir.
Sert çekirdekli meyve yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı Türkiye ılıman iklim kuşağında bazı ekstrem yılların kış aylarında çiçek tomurcuklarına zarar verecek seviyede sıcaklık düşüşleri görülebilmektedir. Sarısu vd. (2008) 20-31 Aralık 2002 tarihleri arasında Afyon, Isparta ve Konya´da sıcaklıkların 10-44 saat süreyle -15 °C´ın altında seyrettiğini bildirmiştir. Araştırmacılar, bu durumda kiraz çiçek tomurcuklarının %60´a varan oranlarda canlılıklarını kaybettiğini bildirmişlerdir. Ağaçların gövde, dal ve vejetatif tomurcuklarında bu sıcaklılarda zararlanma meydana gelmezken, çiçek tomurcuklarında hasarın çok yüksek olması verimin azalması üzerine etkilidir. Burak vd. (1993) dinlenme dönemindeki kiraz çiçek tomurcuklarının don zararı eşik sıcaklığını -20 °C olarak belirlemişlerdir.
İlkbahar Geç Donları
Sıcaklık düşüşünün sert çekirdekli meyve türlerinin hangi gelişim aşamasında meydana geldiği hasar şiddeti ile yakından ilişkilidir. İlkbahar geç donları genel olarak çiçeklenmenin değişik aşamalarında bir tehlike olarak kendini göstermektedir. Çiçeklenme dönemini takiben küçük meyve dönemi de ılıman iklim kuşağı için riskli dönemlerdendir. Bazı sert çekirdekli meyve türlerinin farklı çiçeklenme aşamalarında zarar gördükleri sıcaklık dereceleri Tablo 1 ´de gösterilmiştir.

Sonbahar Erken Donları
Sonbahar erken donları sert çekirdekli meyve türleri için büyük risk oluşturmamaktadır. Bu dönemde risk, özellikle sonbaharda geç olgunlaşan türlerde ağaç üzerindeki meyvenin don olayı ile karşı karşıya kalmasıdır.
Düşük Sıcaklıkta Hasar Şiddetini Etkileyen Faktörler
Sert çekirdekli meyve türlerinde hasar şiddetini
etkileyen faktörler çeşitlidir. Sıcaklık derecesi ve süresi, düşük sıcaklığın oluşum şekli, bitkinin içerisinde bulunduğu gelişim dönemi, bitkinin sağlığı, beslenme düzeyi ve kuvveti, yetiştiricilik yapılan bölgenin topografyası, çeşit ve anacın dayanımı, bir önceki yılın verimi gibi faktörler hasar şiddetini etkilemektedir.
Düşük Sıcaklık Zararından Korunma Yöntemleri
Meyve üreticileri düşük sıcaklık zararlarından korunmak için birçok metot kullanmaktadırlar. Bu metotlar aktif ve pasif koruma metotları olarak sınıflandırılabilir (Thalheimer, 2004; Yalçın, 2008).
Pasif koruma yöntemleri
a. Yer seçimi: bahçe tesis edilecek bölgenin don riskleri araştırılmalı,
yetiştiriciliğin kritik dönemi olan çiçeklenme tarihinde don görülmesi riski incelenmelidir. Bahçe kurulacak parselin eğimli bir arazi olması dalgalı hava akımına neden olacağından don şiddeti azalacaktır. Nehir, göl vb. büyük su birikintilerine yakın bölgelerde don riski daha azdır.
b. Dayanıklı çeşit seçimi: Çeşitler arasında dona dayanım, çiçeklenme tarihleri gibi özellikleri yönüyle farklılıklar görülebilmektedir. İlkbahar geç donlarından etkilenme oranını azaltmak adına dayanıklı ve daha geç çiçeklenen çeşitler tercih edilebilir.
c. Ağaç ve bahçe yönetimi: Don tabanı olabilecek bölgelerde ağaçları biraz daha yüksekten taçlandırmak, radyasyon donu etkisini azda olsa azaltacaktır. Ağaçların sürekli sağlıklı bulundurulması, bazı gübreleme teknikleri dona mukavemeti artıracaktır. Bahçe yüzeyinin koyu renkli malzemelerle kapatılması ile ısı dalgalarının yüksek oranda absorbe edilmesi sağlanarak don şiddeti azaltılabilir.
Aktif koruma yöntemleri
a. Atmosfere giden radyasyonun engellenmesi: Havaya su buharı püskürterek yapay bulut (sis) oluşturulması atmosfere giden radyasyonu engelleyerek don şiddetini azaltır. Benzer şekilde duman oluşturan aletler, sap, saman, lastik yakma gibi uygulamalar bahçe üzerinde yapay bulut oluşturarak radyasyon kaybını engellemektedir.
b. Bahçe havasının karıştırılması: Düşük sıcaklık soğuk hava tabakası ile ilişkilidir. Normal günlerde yükseklik ile sıcaklık azalırken; donlu günlerde, soğuk hava tabakası altta konumladığı için yükseklik ile sıcaklık artar. Bahçe havasının rüzgar makineleri, pervaneler, atomizörlü ilaçlama makineleri gibi hava akımı oluşturacak etkilerle karıştırılması don zararını azaltabilir.
c. Direk bitkilerin ve bahçenin ısıtılması: bahçe sobaları ile yapılan bu sistemin ticari büyük bahçelerde kullanılması kolay değildir.
d. Su uygulaması: Su donarken ortama ısı verir. 1 g suyun donmasıyla yaklaşık 80 kalorilik ısı açığa çıkar. Suyun bu özelliğinden faydalanmak için bitki yüzeyinde ince bir su tabakası oluşturup bu tabakanın donması sağlanarak bitki sıcaklığının donma noktasına inmesi engellenebilir. Bu yöntemde su tabakasının sürekliliği gereklidir. Sıcaklık 0 °C´ye düştüğünde sistem çalıştırılmalı, don süresince sistem açık tutulmalı ve sıcaklık tekrar 0 °C´nin üzerine çıktığında işleme son verilmelidir.
Tarımsal sigorta sistemi
Son yıllarda devlet destekli tarım sigortaları sistemlerinin gelişmesi ile don zararının oluşturduğu verim ve kalite kayıpları finansal anlamda giderilebilmektedir. Bu sistemde tahmini verim dona karşı sigorta ettirilmekte ve risk gerçekleştiğinde sigorta, hasarı kuralları gereğince karşılamaktadır.
Hasan Cumhur SARISU
Ziraat Yüksek Mühendisi
Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Eğirdir/İSPARTA
KAYNAKLAR
1. Ağaoğlu, Y.S., Çelik, H., Çelik, M., Fidan, Y, Gülsen, Y, Günay, A., Halloran, N., Koksal, A.İ., Yanmaz, R., 1995. Genel Bahçe Bitkileri. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Vakfı Yayınları No:4. Ankara. p:369
2. Andiç, C, 1993. Tarımsal Ekoloji. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ders Notları. No:106. Erzurum, p: 300.
3. Anonim, 2008. Bitkilerde ve Meyve Bahçesi Bitkilerinde Donma Hasarları Nasıl Engellenir? Dona / Donmaya Karşı Korunma Prensipleri, http://www.tartes.com.tr. Erişim: Kasım 2008.
4. Aşkın, M.A., 1989. Meyvecilikte soğuklama ihtiyacı ve ekolojik koşullar ile Pazar isteklerine uygun olarak çeşit seçimi. ABAV Toplantısı Seminer Notu. Menemen-İZMİR
5. Burak, M., Büyükyılmaz, M. ve Öz, F, 1993. Bazı önemli kiraz çeşitlerinin dona mukavemetleri üzerinde araştırmalar. Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü. Sonuç Raporu. YALOVA. Sf. 20.
6. Dinh, D. L., Stosser, R., 2004. Starch accumulation in the flower organs in apple from the beginning of flower bud differentiation until anthesis in apple. Ervverbsobstbau, 46(3): 81-86
7. FAO, 2008. www.fao.org.
8. Longstroth, 2004. Critical Spring Temperatures for Tree Fruit and Small Fruit Bud Stages. http://www. canr. msu.edu/ vanburen/ crtmptxt.htm. Erişim tarihi: Aralık 2008.
9. Perry, K.B., 2001. Frost/Freeze Protection For Horticultural Crops. http://www.ces.ncsu.edu/. Erişim: Aralık 2008
10. Rodrigo, J., 2000. Spring Frosts in Deciduous Fruit Trees- Morphological damage and flower hardiness. Scientia Horticulturae, 85:155-173.
11. Sarısu, H.C., Kaymak, S., Aşkın, M.A., 2008. Effects of 2002-2003 VVinter Freezes on ´0900 Ziraat´ Sweet Cherry in Turkey. Açta Hort, 795(2):695-698.
12. Thalheimer, M., 2004. Protection of apple cultures against late frosts - methods and perspectives. Laimburg Journal, 1: 41-46
13. Yalçın, S., 2008. Don olayından korunma yöntemleri. Devlet Meteoroloji işleri Genel Müdürlüğü.