Dünyaya inciri Alara yediriyor
Kirazda ABD´nin tekelini kıran Alara, tarımda Türkiye´nin başaramadığını başardı.
Bu haftaki ´başarı öyküsü´ bölümümüzün konuğu Alara Tarım. Bugün dünyanın incirde en büyük, kirazda da ABD´den sonra ikinci en büyük tedarikçisi. Türkiye´nin yanı sıra Arjantin´de üreten, Çin´de üretim planlayan Alara, kirazdaki iddiasını ise daha da artırmaya kararlı. Ömrünü 8 aya çıkardığı kirazı, şimdi 12 aya yaymayı planlıyor. Peki, firmayı, bu denli başarılı kılan strateji neydi? Biz sorduk, CEO Kerim Taner yanıtladı
Türkiye; verimli topraklarıyla dünyanın en önemli tarım merkezlerinden biri haline gelebilecekken, yanlış tarım politikaları nedeniyle yıllarca adeta ´zengin toprakların fakir bekçisi´ oldu. Alara Tarım, ise bu kaderi değiştirmek için mücadele veren firmalardan biri. Bursalı Alara´nın kurduğu entegre model, sadece Türkiye´de değil dünyada da tek. Fidanlık, meyve bahçeleri ve dış ticaret olarak üç ayrı bölümden oluşan model sayesinde, on bini aşkın üretici iş sahibi olurken, üretilen meyveler, ABD´den Güney Afrika´ya kadar 20 ülkeye ihraç ediliyor. Şirket, bugün kirazda Avrupa´nın, incirde ise dünyanın en büyük ihracatçısı.
´ Türkiye Avrupa´nın meyve bahçesi olacak´
Alara Tarım´ı Yavuz Taner´in 1986´da Bursa´da bir aile şirketi olarak kurar. Aslında firmanın çehresi, oğul Kerim Taner´in genel müdürlük koltuğuna oturmasıyla değişir. 1996 yılında şirketin global pazarlama ağı genişlemeye başlar. Taner´in ilk atılımı incir ihracatı olarak kendini gösterir. Bugün şirketin CEO´su olarak görev yapan Taner, markalaşma çalışmalarına girişirken yurtdışında yeni fırsatlar kovalamaya da başlar.
O dönemde İngiltere pazarında ciddi bir kiraz sıkıntısı olduğunu fark eder. Kiraz tedarikinde dünyada tek isim olan ABD´nin İngiltere pazarında ciddi bir üretim boşluğu vardır.
Tekin, bunu bir fırsat olarak görür ve Arjantin´de üretime başlayarak ülkeye kiraz satmaya başlar. İngiliz market zincirlerinden kiraz talebi patlar. Taner´in bu atılımı Alara Tarım´ın kirazlarını İngiltere´de Kraliçe´nin, Beckham Ailesi´nin, Sting, Madonna ve Gvvyneth Paltrovv gibi birçok ünlü ismin alışveriş yaptığı mağazaların pop starı yapar. Genç Taner´in amacı Türkiye´yi Avrupa´nın meyve bahçesi haline dönüştürmek.
Kirazda ABD tekelini kırdı
Dünya kiraz pazarında ABD´yle kıyasıya giriştiği rekabette ülkenin tekelini kıran ihracat atağı, firma için dönüm noktası olur. Ülkenin karşısına ciddi bir gelişim içerisine girerek çıkar. Yeni ürün geliştirme çalışmaları, ambalajda gramaj çeşitliliği, tüketici odaklı promosyonlar bu gelişimin ürünleri olur.
Böylece dökme usulde satılan kiraz, 250 grama kadar varan gramajda ambalaj çeşitleriyle pakete girer.
Çin´de tarım yapacak
Avrupa hallerine satış yaparak ihracata başlayan firma, bugün 20´den fazla ülkede, Marks&Spencer, Tesco, Carrefour, Spar, Migros gibi zincir marketlerin raflarında Türk bayrağını dalgalandırıyor.
Firma, en büyük müşterisi olan Marks&Spencer´in ana tedarikçisi. Avrupa´nın meyve bahçesi olmayı hayal eden Taner, İngiltere´de İngiliz kirazlarını işlemek üzere de bir şirket kurduklarını, önümüzdeki 5 yıl içerisinde de üretici olarak yeni ülkelerde de yer almayı planladıklarını belirtiyor. Firma; Çin, Özbekistan ve Güney Afrika´da üretime hazırlanıyor.
Yeni ülkeler, yeni meyve üretimini de beraberinde getirecek Taner, dünyada uygulanan dilimlenmiş ve paketlenmiş elma satışını gerçekleştirdiklerini 12 ay nar tüketimini sağlamak amacıyla "dondurulmuş nar tanesi" satışına başlayacaklarını kaydederek tüketicilerin yakın zamanda süpermarketlerde dilimlenmiş ve paketlenmiş elma ile dondurulmuş nar tanesi satın alabileceklerinin müjdesini veriyor
3. dönemde yabancı ortaklık
23 yılda çok hızlı bir büyüme sürecinden geçtiklerinin altını çizen Taner, geçirdikleri büyüme evrelerini şöyle tanımlıyor: "1995´le 2000 yılı arası bizim için öğrenme dönemi, 2000 ile 2007 arası ise öğrendiklerimizi uyguladığımız dönem oldu." Firmayı izleyen yıllarda nasıl bir dönemin beklediğini soruyoruz: "2008-2012 yılları arasındaki dönemi yabancı ortaklarla büyüme dönemi olarak görüyoruz.
1998´de 6.9 milyon dolar olan şirketin cirosunu 2007de 39.2 milyon dolara taşıdık. 2010 sonunda 100 milyon dolarları düşünüyoruz" diyor.
Taner, üçüncü dönemlerine, yani yabana ortaklıklarla büyüme dönemlerine ise şöyle bir açıklama getiriyor: "Geçen kasım ayında 24 ayrı ülkede ürerim alanları olan Belçikalı Univeg Şirketler Grubu ile ortak olduk. Bu ortaklıkla Alara, firmanın en önemli markalarından biri olacak. Univeg´in dünyanın birçok ülkesinde çok yüklü üretimleri var"
10 binlerden milyonlara
Firmanın kiraz ve taze siyah incir ihracatında yıllık 40-45 milyon dolar düzeyinde döviz girdisi sağladığını belirten şirketin kurucusu Yavuz Taner ise Mudanya Akköy de başladığı meyve ihracatında 80´li yılların sonunda 10 bin kutu olarak ihraç ettiği siyah inciri 10 yıllık kısa süre içersinde 1 milyon adet kutu miktarına yükselttiklerinin altını çiziyor. Her yıl 30 milyon adet incir Avrupa´ya ihraç ediliyor.
Kahvehanelerde eğitim verdi
Türkiye´nin tarımda giderek gerilediği bir ortamda Alara´nın başarısı kuşkusuz son derece özel bir anlam taşıyor. Ama, bu başarıda milim milim ölçülmüş bir stratejinin yattığını da hemen belirtelim. Mesela, eğitim uygulamaları. 23 yıldır üreticilere eğitim veriyor. Firmanın üretim ekipleri, üreticileri kahvehanelerde yakalıyor. Eğitimler aracılığıyla kaliteli, verimli, rekabetçi ürün yetiştirme konusunda bir bilinç yarattıklarının altını çizen Kerim Taner, bunun kanıtı olarak da geliştirdikleri Global GAP (EUREP GAP) iyi tarım uygulamaları sertifikasını gösteriyor. Global GAP´ın sektörde önemli bir açılım yaptığını kaydeden Kerim Taner, başarılarındaki bir diğer özel strateji olarak da takım ruhunu gösteriyor. Öyle ki, Alara´da çalışan her bir birey, sürekli olarak yazılı ve sözlü önerilerle yönetime katılabiliyor.
Türkiye´nin ilk Meyve Evini kurdu
Ülkemizde tarımda yapılan Ar-Ge çalışmaları ışığında yeni teknoloji arayışları gözden kaçmasa da geleneksel ürün çeşitleriyle babadan oğula geçen üretim tekniği ve uygulamaları devam ediyor. Kerim Taner, dünyadaki kalite standartları, ürün güvenilirliğiyle ilgili beklentiler arttıkça bu uygulamaların yerini son modern teknolojilerin almaya başlayacağını düşünüyor. Bu yönde oluşan beklentilerini karşılamak için de Türkiye´de bir ilk olan bir projeye imza attıklarını belirtiyor. Bursa´da kurdukları Meyve Evi, bir ürünün gelişiminden laboratuar analizlerine kadar geçtiği tüm aşamaları gözler önüne seriyor. Bir bakıma ürün araştırma ve geliştirme merkezi olarak da hizmet veren Meyve Evi, özellikle yazın ziyaretçi akınına uğruyor. Sadece üreticiler değil tüketiciler de meyvenin tarladan sofraya kadar geçen tüm aşamalarına tanık olabiliyor.
Milliyet Bursa Yaşam Eki Başarı Hikayesi Haberi