Bugün 10 EYLÜL 2010  Saat: 22:14:10 Mağaza Ana sayfa     Hakkımızda     Üretici Eğitimi     Alara TV     Haberler
   
   
Ana Sayfa
Bütün Haberler
Duyuru ve Etkinlikler
Modern Meyvecilik
Basında Alara
Sağlık Köşesi
 
Arama  
Site içi arama

 
Son Yazılar  
 • Süper Meyve Nar Tanesi , Nur Tanesi
 • TÜRKİYE’DE GIDA POLİTİKASI
 • GIDA FİYATLARI NEDEN ARTIYOR
 • MEYVE VE SEBZE İHRACATIMIZ VE SORUNLARI
 • Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası ve Türkiye
 • AB ÜYELİKTE TARIM ÜRÜNLERİMİZİN FIRSATLARI
 • TOPTANCI HAL YASA TASARISININ...
 • Kazanç Kaynağı NAR
 • Türkiye Taze Meyve Sebze Sektörüne Sahip Çıkalım
 • Alara´da Dikey Entegrasyon Modeli İle İhracat
 
 
Köşe Yazıları
Doç.Dr.Hasan Vural

Son Yazıları




Doç.Dr.Hasan Vural
hvural@uludag.edu.tr
TOPTANCI HAL YASA TASARISININ...
24.12.2009 17:32:34

TOPTANCI HAL YASA TASARISININ AB MÜKTESEBATINA UYUMU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ


 


Doç.Dr. Hasan Vural


Uludağ Üni. Ziraat Fak.


Tarım Ekonomisi Bölümü


 


1. GİRİŞ


 


Tarımsal üretimin milli ekonomiye katkısının arttırılmasında pazarlama çok önemli bir araçtır. Ürünün hasadından başlayarak tüketiciye kadar uzanan aşamalarında kayıpların en aza indirgenmesi, kalitenin korunması ve yaratılmış değerin eksiye dönüştürülmemesi son derece önemlidir. Üretim ve üreticilerimizin gelişmiş ülke standartlarına entegrasyonu, ürünlerin hem iç hem dış piyasaların talep ettiği çeşit, kalite ve miktarlarda üretilmesi ve pazarlanması yoluyla sağlanabilecektir. Dolayısıyla, yaş sebze ve meyvelerin iç piyasaya dağıtımının yapıldığı toptancı hallerinin altyapı yönetim ve işleyişinin iyileştirilmesi ve fiziki altyapılarının modernize edilmesi bugün daha da önemli hale gelmiştir.


İklim ve toprak koşulları yönünden çok çeşitli meyve ve sebze üretimine elverişli olan ülkemizde, ürün fiyatlarının devamlı yükselmesi ve çoğu zaman arzın talebi karşılayamaması tarım sektörünün önemli sorunlarındandır. Gelişmiş ülkelerde, özellikle Avrupa Birliği’nde, üreticilerin tamamına yakınının örgütlenmiş olması, üreticilerin sürdürülebilir seviyede (refah standardının yanı sıra, yeni teknolojilerden rahatlıkla faydalanmaktadırlar) tarım yapmalarının ana nedenidir. Bu nedenle ülkemizde ilk yapılacak olan üretici örgütlenmesinin tamamlanmasıdır. Aksi takdirde binlerce aracının faaliyette bulunduğu yaş meyve ve sebze sektöründe bütün sorunların toptancı hal yasası ile çözümlenmesi beklenmemelidir. Üretici örgütlenmesini ve bu şekilde tüketim merkezlerindeki hal’e kadar mal ulaşımının teşvik edilmesi yasanın ana ruhunu oluşturmalıdır. Böylece, pazarlama zinciri kısalacak, üreticinin karı artarken, tüketiciler daha az ödeyecek, mevsimlik arz ve fiyat dalgalanmalarının boyutu azalacaktır.


Türkiye’deki yaş sebze ve meyve sektörünün üretim yapısından, fiziki altyapısından ve pazarlama altyapısından kaynaklanan kendine özgü sorunları bulunmaktadır. Ürünlerin muhafazası, ambalajlanması ve etiketlenmesi, girdi kullanımı, organik tarım, yetiştiricilik sistemleri, pazarlama altyapısının uygunsuzluğu ve eksikliği, üretici örgütlenmesindeki eksiklikler ise öne çıkan sorunlardır.


Avrupa Birliği’ne dahil olan ülkelerde haller genelde belediyeler ve çiftçi kooperatifleri tarafından kurulmuştur. Avrupa genelinde günlük fiyatlar (ithalat ve tüketici) halin ortalama fiyatı civarında (ulaşım masrafı dikkate alınarak) oluşmaktadır. Öne çıkan merkezi haller Londra (Covent Garden), Paris ve Münih halleridir. Hallerdeki satış yerleri üretici, komisyoncu, toptancı ve ithalatçı gibi satıcılara kiralanmaktadır. AB’de Toptancı Haller ürünün bol ya da kıt olduğu dönemlerde Pazar düzenleme politikalarının oluşturulduğu merkezlerdir. Her ülkede toptancı haller meyve sebze pazarlamasının odak noktalarıdır. Eğer yerli üretici zarar görecek seviyede fiyat oluşmuşsa, o malın ithalatına izin verilmemektedir. Toptancı hallerde ambalajlama, tasnif ve soğuk depolama tesisleri de yer almaktadır.


            Ülkemizde yaş meyve ve sebze pazarlamasını doğrudan ilgilendiren 552 sayılı yasaya ilaveten, 4367 sayılı bazı düzenlemeleri içeren kanundur. 4367 sayılı yasa ürünlerin ticaretini kayıt altına almak amacı ile çıkarılmış ve Hal dışındaki satışlar yasaklanmıştır. Ancak sektördeki sorunların çözülmesinde bu yasa da yetersiz kalmıştır.


2. AB Ülkelerinde Yaş Meyve Sebze Pazarlaması


            Avrupa Birliği’nde (AB) yaş sebze ve meyve ticaretini düzenleyen ortak bir toptancı halleri mevzuatı bulunmadığı gibi, üye ülkelerde de hallerde toptan sebze ve meyve satışını düzenleyen ülkemizdekine benzer bir yasa mevcut değildir. Ayrıca, prensip olarak AB ülkelerinde sebze ve meyvelerin toptan satışında toptancı hale kaydolma zorunluluğu da bulunmamaktadır.


Bununla birlikte, tüketiciye taze, güvenli ve sağlıklı ürünler ulaştırılmasına büyük bir önemin verildiği Avrupa Birliği’nde sebze ve meyve üretimi ve ticaretinin kendine özgü yapısına uygun önlemler alınmaktadır. AB bünyesinde kurulan EUCOFEL (European Union of the Fruit and Vegetable, Wholesale, Import and Export Trade-AB Sebze ve Meyve Toptancı, İhracatçı ve İthalatçılar Birliği); AB fiyat mekanizması, ihracat teşvikleri, kalite standartları, hijyen kuralları, gümrük vergileri, ambalaj ve ambalaj atıkları, destekleme fonları, bilgi alışverişi konularında faaliyet göstermektedir. EUCOFEL, AB piyasasında taze ürünlerin tüketimini artırılması suretiyle, taze ürün tüketiminin sağlıklı yaşama olan katkısını geliştirmeyi amaçlamaktadır.


3. AB’de Yaş Sebze ve Meyve Ticareti İle İlgili Mevzuat


Avrupa Birliği’nde yaş sebze ve meyve ticaretinde;


a) Meyve Sebze Ortak Piyasa Düzenine İlişkin 2200/96 sayılı tüzük ile


b) Taze Meyve Sebzede Pazarlama Standartlarına Uygunluk Denetimine İlişkin


1148/2001 sayılı tüzük ana çerçeveyi oluşturmaktadır. Bu iki tüzük dışında, yaş sebze ve meyve ticaretine ilişkin çok sayıda direktif ve düzenleme de vardır.


Meyve Sebze Ortak Piyasa Düzenine İlişkin 2200/96 sayılı tüzük 4 temel


konuyu içermektedir. Bunlar;


1) Yaş sebze ve meyvenin sınıflandırılması ve standartların oluşturulması,


2) Üretici örgütlerinin oluşturulması,


3) Müdahale düzenlemeleri,


4) Üçüncü ülkelerle ticaret’tir.


Taze Meyve Sebzede Pazarlama Standartlarına Uygunluk Denetimine İlişkin 1148/2001 sayılı tüzük ise;


1) Kalite standart denetimleri yapacak yetkili kuruluşun belirlenmesi,


2) Tacir veri tabanının oluşturulması,


3) Yurt içinde uygunluk denetimlerinin yapılması,


4) İhracat ve ithalatta kalite uygunluk denetimlerinin yapılmasını öngörmektedir.


4. AB’de Yaş Sebze ve Meyve Ticareti İle İlgili Uygulamalar


Avrupa Birliği’nde iç piyasada kalite, kamu sağlığı, fiyat dengesi gibi unsurların belirli bir sistem içerisinde olmasını sağlamak amacıyla, yaş sebze ve meyve ticaretini etkileyen bazı düzenlemeler getirilmiştir:


• Tüm ihtiyaç maddeleri ve özellikle gıda maddelerine ilişkin oldukça detaylı standartlar ve hijyen koşullarını içeren çok sayıda direktif mevcuttur. Bu koşullar, hem ithal hem de AB iç piyasasında üretilen ürünler için geçerlidir.


• AB dışındaki ülkelerden ithal edilen ürünlerin tüm kalite, standart, hijyen ve kalibrasyon kontrolleri gümrüklerde gerçekleştirilmektedir. Böylece, iç piyasaya standart dışı ürünlerin girmesi engellenmiş olunmaktadır.


• AB dışındaki ülkelerden gelen her mal için uyum kontrolü yapılmaktadır. Üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerin çoğu standartlara uymuyorsa, ilgili ülkelerin koordinasyon otoriteleri bilgilendirilmektedir.


• AB üyesi bir ülkenin denetim organları, bir başka AB üyesi ülkeden gelen malların büyük bir kısmının standartlara uymadığını saptaması halinde, durumu toptan satış merkezlerine, dağıtım kanallarına ve diğer AB üyesi ülkelerin ilgili otoritelerine bildirmektedir.


• AB bünyesinde tarımsal ürünlerde haksız rekabetin önlenmesi ve piyasa fiyatının oluşumunun sağlanması amacıyla, tüm üreticilerin ürünlerini üye oldukları üretici birlikleri kanalıyla pazarlamasını öngören düzenlemeler getirilmiştir.


• Gerek ithal edilen gerekse üretici birlikleri kanalıyla pazarlanan ürünlerin birinci el toptan satışı prensip olarak mezat (açık arttırma ile satış) yoluyla gerçekleştirilmektedir. Süpermarket ve hipermarketler ise üretici birliklerinden doğrudan alım yapmayı tercih etmektedir.


• Üretici Birlikler, genel olarak, kurdukları kooperatifler kanalıyla mezatları yürütmektedir. Tüm üretici birliklerinin üst birlikleri ve branş birlikleri bulunmaktadır.


• AB piyasasında başta gıda maddeleri olmak üzere hemen hemen tüm temel ihtiyaç maddelerinin pazarlanmasında süpermarket ve hipermarketler büyük bir ağırlık kazanmıştır. Bu şirketlerin pazarlayacakları ürünleri doğrudan üretici birliklerinden satın almaları ve/veya ithal etmeleri nedeniyle, mezatlar daha küçük ölçekli toptancıların tercih ettikleri ürün tedarik yöntemi olmaktadır.


• Yaş meyve ve sebzelerin de satışa sunulduğu toptan gıda pazarlarına getirilen ürünler ise çoğunlukla küçük marketler ve restoranlar gibi işletmeler tarafından satın alınmaktadır. Toptan olmak koşuluyla, nihai tüketicilerin de bu yerlerden ürün satın almaları mümkündür.


• AB ülkelerinde yaş sebze ve meyvelerin toptancı hallerine girme zorunluluğu bulunmamaktadır. Yaş sebze ve meyve, genel olarak üç kanaldan perakendeciye ulaştırılmaktadır: (1) toptancı halleri, (2) büyük dağıtıcı marketler, (3) üretici birlikleri. Bunlardan büyük dağıtıcı marketler, toptan ve perakende dağıtım yapabilmektedirler.


5. AB’de Sebze ve Meyve Pazarlama Koşulları


Globalleşme sürecinde ürünlerin dağıtım ve pazarlama yöntemleri de değişime uğramıştır. Bu değişim, özellikle geleneksel yöntemlerle çalışan toptancıları işletme anlayışlarını gözden geçirmeye zorlamıştır. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyük çoğunluğunda büyük gıda zincirleri toplam meyve ve sebze satışlarının %70’ini gerçekleştirmektedir. Büyük gıda zincirleri, ihtiyaçları olan sebze ve meyveyi doğrudan üreticiden almayı tercih etmektedir.


Avrupa Birliği’nde sebze ve meyve toptancı, perakendeci, dağıtımcı ve paketleyicileri; sattıkları veya satılmasına aracılık ettikleri ürünlerin gerekli tüm bilgileri içeren etiketi taşımasından sorumludur. Ürün etiketsizse ve ürünü alan satıcı da ürünü bu şekilde kabul etmişse, ürünün etiketlenmesinden sorumlu durumdadır.


Avrupa Birliği’nde sebze ve meyve için ekstra sınıf, birinci sınıf ve ikinci sınıf şeklinde üç ayrı minimum pazarlama kriteri belirlenmiştir. Ekstra sınıf, mükemmel kalitede ve çok özel seçilmiş ürünler olarak; birinci sınıf, iyi kalitede ve önemli bir hasarı olmayan ürünler olarak, ikinci sınıf, iyi sayılabilecek kalitede ve şekil, renk, ufak kusurlar gibi bir veya iki kabul edilebilir eksikliği olanlar şeklinde tanımlanmıştır.


Depolama ve taşınma sırasında ürünlerde hasar meydana gelebilmektedir. Bu durumda, malı elinde bulunduran kişinin üründe meydana gelen değişiklikler doğrultusunda ürün sınıfını değiştirme yetkisi vardır. Ürün sınıfını değiştirmek yerine, kusurlu ürünü ayırmak da mümkündür. Her bir ürün paketinin açık, okunaklı ve dışarıdan görülebilir şekilde etiketlenmesi gerekmektedir. Etikette paketleyene ait bilgiler, ürün cinsi, ülkesi, miktarı, sınıfı gibi bilgilerin bulunması zorunludur.


5. AB Ülkelerindeki Yaş Sebze ve Meyve Ticareti İle İlgili Uygulamalar


Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki sebze ve meyve toptan ticareti ile ilgili uygulamalara bakıldığında, üye ülkeler arasında farklılıklar olduğu görülmektedir. AB’deki yaş sebze ve meyve ticareti ile ilgili olarak Hollanda’daki Amsterdam Toptancı Hali ile Almanya’daki Münih Toptancı Hali’ndeki uygulamalar aşağıda özet olarak yer almaktadır.


5.1. Amsterdam Toptancı Hali


Avrupa Birliği içinde tarımın ve tarımsal örgütlenmenin en gelişmiş olduğu Hollanda’da sebze ve meyvelerin toptan gıda pazarlarında (toptancı halleri) satışı zorunlu değildir. Toptancı halinde sadece sebze ve meyve ticareti değil, tüm gıda maddelerinin toptan ticareti yapılmaktadır. Hollanda’nın en büyük toptan gıda pazarı olan Amsterdam Hali 1934 yılında kurulmuştur. Amsterdam halindeki bazı uygulamalar aşağıdaki gibidir:


- Toptancı halin işletilmesinden belediye sorumludur. Hal, belediyece atanan bir müdür tarafından yönetilmektedir.


- Toptancı halde bulunan işletmeler, hal idaresine hizmet bedeli adı altında yıllık bir vergi ödemektedir. Hizmet bedeli, işletmenin sahip olduğu m2 ölçüsü ile orantılıdır.


- Toptancı halin denetiminden belediye meclisi sorumludur. Belediye meclisince görevlendirilen bir üye, halin faaliyetinden sorumludur. Her yıl sonunda halin gelir ve giderleri incelemeye tabi tutulmaktadır.


5.2. Münih Toptancı Hali


Almanya meyve ve sebze piyasası büyük ölçüde ithalata dayanmaktadır. Ülkede tüketilen meyvenin %70´i, sebzenin de %60´ı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. İthalat yoluyla gelen bütün ürünler kayıtlı olarak piyasaya sunulduğu gibi, ülke içerisindeki üreticiler de firma boyutunda işletmeler olduğundan bunlara ait ürünlerin de kayıt dışı satılması söz konusu olmamaktadır.


Almanya’nın ikinci büyük hali olan Münih toptancı hali 1912 yılında kurulmuştur. Toplam 27 hektar alan üzerine kurulu bulunan hal’de 180 firma faaliyet göstermekte olup, bunların 60 tanesinin sahibi Türk vatandaşıdır. Yılda 520 ile 540 bin ton civarında meyve ve sebzenin geçtiği halde 2000 kişi çalışmaktadır. Şehirde hal aracılığı ile yapılan satışlar toplam satışların %14´ünü oluşturmaktadır.


- Münih halinin mülkiyeti belediyeye ait olduğundan, işyeri sahipleri m² için ortalama aylık 30,10 Euro kira ödemekte bunun dışında belediyeye rüsum, harç vb. hiçbir ödeme yapmamaktadırlar.


- Meyve ve sebzelerin bulunduğu kısım tümüyle kapalı alanlardan oluşan ve içerisinde soğuk hava depolarının da bulunduğu hal binasının yanında büyük bir idare binası da yer almaktadır.


- Münih halinde meyve ve sebzenin yanı sıra çiçek satışları da yapılmakta, 2007 yılı başından itibaren balık satışlarının da yapılması ve hemen yanında bulunan şehir mezbahası ile halin birleştirilmesi planlanmaktadır.


- Hal alanına büyük ve küçük araçlar ayrı kapılardan giriş çıkış yapmakta, yük getiren kamyonlar özel park alanında durmakta, yükleri buradan forklift vb. araçlarla hal binası içerisine taşınmaktadır.


- Kamyonlardan hal dışındaki müşteriye satış yapılmasına kesinlikle izin verilmemekte, ancak mallar haldeki firma hesabına geçtikten sonra satış yapılması mümkün olmaktadır.


- Halin temizliğini firmalar üstlenmiş olup, özel olarak oluşturulan bir alanda çöplerin ayrıştırılması işlemi yapılmakta ve meyve ve sebze atıkları biyogaz tesislerine, kağıtlar geri döşüm tesislerine gönderilmektedir.


- Hal içerisinde ayrıca 48 firmanın bir araya gelerek kurduğu laboratuarda gerekli kontrol ve analizler yapılmaktadır. Hal içerisinde meyve ve sebzenin AB normlarına uygunluğu Eyalet Tarım Bakanlığı görevlilerince denetlenmekte, uygun bulunmayanlar gönderen ülke firması bazında çeşitli yaptırımlara tabi tutulmaktadır.


6. AB ve Türkiye Yaş Meyve Sebze Pazarlamasının Karşılaştırılması


AB ülkelerindeki toptancı hallerinin ülkemizdeki toptancı hallerinden ayrılması iki nedenden kaynaklanmaktadır:


1) Toptancı hallerinin sistemlerindeki ve yapılarındaki farklılıklar,


2) Ülkemizdeki mevzuatta yer almasına rağmen uygulamada oluşturulamamış fiziki koşulların (örneğin hal kompleksi içinde bulunması öngörülen soğuk hava depoları, restoran, park, depo, paketleme evi, vb) eksikliği.


Avrupa Birliği’nde sebze ve meyvelerin toptan satışında hale kaydedilme zorunluluğu bulunmamakta olup, böyle bir düzenleme hem AB’nin rekabet kurallarına hem de üye ülkelerdeki rekabet mevzuatına aykırı kabul edilmektedir. AB’deki hallerde faaliyet gösteren işletmeler, mallarını ihtiyacı olan ürünü doğrudan temin etme imkanından yoksun küçük esnaf niteliğindeki işletmelere dağıtmaktadır.


AB’deki toptancı hallerinde, sadece taze sebze ve meyve toptan satışı yapılmamakta, et ürünleri, kuru gıda, unlu mamuller, temel ihtiyaç maddeleri hatta taze çiçek vb ürünlerin toptan satışı için de ayrı ayrı mekanlar tahsis edilmektedir. Bu nedenle AB ülkelerinde toptancı halleri Toptan Gıda Pazarları olarak adlandırılmaktadır.


AB’deki toptancı hallerinde ürünlerin en sağlıklı şekilde saklanmasını sağlayacak depo ve soğuk hava depoları bulunmaktadır. Haldeki işyerlerinin kiralanması/satışı, devri ya da ayrılma işlemleri her halin kendi tüzüğü ile oldukça basit ve açık şekilde düzenlenmektedir. Toptan gıda pazarlarında toptancılar dışında, ithalatçılar, komisyoncular, yiyecek içecek tedarikçileri de faaliyet göstermektedir.


7. Türkiye’de Yaş meyve Sebze Pazarlamasının Sorunları


Yaş sebze ve meyvelerin toptan satışında denetleme, kontrol, fiyat oluşumu gibi görevleri üstlenen toptancı hallerindeki alt yapı eksiklikleri, mevzuattan kaynaklanan eksiklikler, uygulamadan ve mevzuatın yeterince bilinmemesinden kaynaklanan aksaklıklar toptancı hallerine yüklenen görevlerin sağlıklı bir şekilde oluşumuna engel olmaktadır.


Yaş sebze ve meyve ticaretini düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), sektördeki sorunların çözümlenmesini sağlayamamıştır. Sektörde yaşanan sorunlar 552 sayılı KHK’den kaynaklanabildiği gibi, mevzuatın eksik ve yetersiz uygulanması veya hiç uygulanmaması nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir.


AB ülkelerinde ise yaş sebze ve meyve ticaretini düzenlemek amacıyla tek ve ayrıntılı bir yasa oluşturmak yerine, sektörün faaliyetlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesi için gerekli olan standart, hijyen, kalite, fiyat, ambalaj vb. çok sayıda kurala ilişkin ayrı ayrı düzenlemeler getirilmiştir. Kontroller, üretim aşamasında, üretici birliklerine etkin bir rol verilerek sağlanmaktadır. AB Komisyonu tarafından oluşturulmuş olan oldukça ayrıntılı ve çok sayıdaki, kalite, hijyen, ambalajlama, taşıma, depolama vb. konularını içeren mevzuat tüketime sunulan ürünün sınırlarını belirlemektedir. Toptancı halleri, sadece küçük ölçekli toptan mal alanlara hizmet eden merkezler konumundadır.


Ülkemiz yaş sebze ve meyve ticaretindeki temel sorunlar aşağıda sıralanmaktadır:


7.1. Haksız Rekabet Yaratan Uygulamalar


a) Kaçak Haller


Mevzuata aykırı olmasının yanı sıra hem ülke ekonomisine zarar veren hem de sınırları içinde faaliyet gösterdikleri belediyelerin ciddi gelir kaybına sebep olan, ayrıca sektörde haksız rekabet yaratan kaçak haller faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir.


b) Kayıt Dışı Satışlar


Şehre giren tüm meyve ve sebzelerin 552 sayılı KHK uyarınca toptancı halinden geçirilmesi gerektiği halde, yarısından fazlası hale girmeden marketlerde, manavlarda ve semt pazarlarında satışa sunulabilmektedir. Üretim bölgelerinden, özellikle büyük kentlere getirilen sebze ve meyveler market, manav, pazar vb. gibi satış noktalarına kayıtsız şekilde pazarlanabilmektedir.


Bunun yanı sıra, kamyon üzeri satış olarak bilinen yöntemle de hiçbir kayda tabi olmadan satışlar gerçekleştirilebilmektedir.


552 sayılı KHK ilk çıktığında hale mal girişinde % 30-40 dolaylarında artış olduğu kaydedilmiş olmakla birlikte, denetimsizlik, kaçak haller olgusu ve sistemin altyapısının yeterli düzeyde oluşturulamaması nedeniyle mal girişi yeniden eski seviyelerine gerilemiştir.


c) Katma Değer Vergisi (KDV)


Maliye Bakanlığı’nın 91 Seri No.lu KDV Tebliği’ne göre; toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından gerçek usule tabi katma değer vergisi mükelleflerine yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimlerinde, uygulanan %1 KDV oranı, toptancı hallerinde faaliyet gösterenlerin hallerden temin ettikleri taze sebze ve meyveleri hal dışındaki ünitelerinde satmaları halinde de uygulanmaktadır. Bunların gerçek usulde KDV mükellefi olmayanlara satışında ise KDV oranı %8 olarak uygulanmaktadır.


Toptancı marketlerin %1 KDV ile hallere yakın bölgelerde dahi nihai tüketici ve perakendecilere sebze ve meyve satışı yapabilmesini olanaklı kılan bu düzenleme, sektörde haksız rekabete yol açan uygulamalar arasında gösterilmektedir.


7.2. Mevzuattan Kaynaklanan Sorunlar


Modern toptancı hallerinin tesis edilmesi ve işletilmesine yönelik yasal zemin oluşturulmuş olmakla birlikte, kanun ve yönetmeliklerle getirilen düzenlemelerin maddi yetersizlikler ve/veya eksik uygulamalar nedeniyle hayata geçirilememesi nedeniyle, ülkemizde toptancı halleri bir sorun olmaya devam etmektedir.


Örneğin; 552 sayılı KHK’nin 12.maddesinde hal müdürlerinin ziraat, tarım ekonomisi, gıda mühendisi veya pazarlama bölümü mezunu olmasının, 20.maddesinde ise toptancı hallerinde oluşturulan hakem heyetlerinde bağ bahçe konusunda uzman elemanların yer alması öngörülmüş olmakla birlikte, uygulamada bazı belediyelerin bu yükümlülükleri yerine getirmedikleri görülebilmektedir.


Toptancı hallerinde üreticiler, komisyoncular, alıcılar ve hal müdürlükleri arasında meydana gelebilecek uyuşmazlıkların çözümü amacıyla oluşturulması kanunla öngörülen ve uygulama yönetmeliği bulunan Hal Hakem Kurullarının, anlaşmazlıkların çözümlenmesi işlevlerini etkin olarak yerine getirememesi de önemli bir sorun teşkil etmektedir.


8.SONUÇ VE ÖNERİLER


Türkiye’deki yaş sebze ve meyve sektörünün üretim yapısından, fiziki altyapısından ve pazarlama altyapısından kaynaklanan kendine özgü sorunları bulunmaktadır. Ürünlerin muhafazası, ambalajlanması ve etiketlenmesi, girdi kullanımı, organik tarım, yetiştiricilik sistemleri, pazarlama altyapısının uygunsuzluğu ve eksikliği, üretici örgütlenmesindeki eksiklikler ise öne çıkan sorunlardır.


Kayıt dışı faaliyetlerin engellenmesi amacıyla 552 sayılı KHK’de yar alan sebze ve meyvelerin toptancı halden geçirilmesi zorunluluğunun, denetimlerin de yetersizliği nedeniyle, bugüne kadar sektördeki kayıt dışılığı caydırıcı yönde çok fazla etkili olmadığı görülmektedir. Sektörde kayıt dışı faaliyetlerin önlenebilmesi için üreticiden başlayarak aracı, toptancı ve tüketiciye kadar uzanan zincir üzerindeki tüm aşamalarda kontrolü sağlayacak yönde düzenlemelere ağırlık verilmelidir.


Ülkemizdeki taze sebze ve meyve pazarlaması ve tüketiminde; iç piyasaya tüketim amaçlı sunulan ürünlerin kalite ve standart açısından yeterli kontrole tabi tutulmaması, ihracata konu olan sebze ve meyvelerin ise iç piyasadakinin aksine hem ülkemiz hem de ihraç edilen ülkenin talep ettiği standartlar dikkate alınarak kontrol edilmesi, ülkemizde tüketime sunulan ürünlerin üzerinde tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik olarak cins, miktar, ülke orijini, tür, kalite vb. ayrıntılara genellikle yer verilmemesi, ihraç edildiği ülke gümrüğünde gerçekleştirilen kontroller sonucu sakıncalı bulunması veya gerekli standartları taşımadığı gerekçesiyle iade edilen ürünlerin iç piyasaya sunulabilmesi, dikkat çekici noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenlerle, iç piyasaya yönelik kalite ve standarda ilişkin düzenlemeler ve denetimlere mutlaka önem verilmeli ve Gıda Kodeksinde yaş sebze ve meyveye ilişkin standartlar tamamlanmalıdır.


Yaş sebze ve meyve ticaretinde gelişmiş ülke düzeyine ulaşılmasına yönelik çalışmaların yapılabilmesi için öncelikle sektördeki sorunların üretici, satıcı, toptancı hal, yerel yönetim, bakanlık, meslek kuruluşları gibi tüm tarafların katılımıyla ele alınıp tartışılması, ortak çözüm önerilerinin getirilmesi ve bunların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Sektörün öncelik arz eden sorunlarının en azından bir kısmının çözümü için de yürürlükteki mevzuatta öngörülen kuralların ilgili taraflarca tam olarak uygulanmasının sağlanması son derece önemlidir.


Yaş sebze ve meyve ticaretindeki bir diğer tartışma konusu da 552 sayılı Toptancı Halleri İle İlgili Kanun Hükmünde Kararname ile 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu arasında uyumsuzlukların giderilmesi ile ilgilidir. 552 sayılı KHK’de üreticilerce kurulan en az 50 ortaklı kooperatifler ve üst kuruluşları şeklinde tanımlanan üretici birlikleri, 5200 sayılı Kanun’da ise en az 16 tarım üreticisinin bir araya gelmesiyle kurulan kuruluşlar olarak ifade edilmektedir. 552 sayılı KHK’ye dayalı olarak faaliyet gösteren üretici birliklerine gerçek usulde vergiye tabi perakendecilere ürün satabilme imkanı tanınırken, 5200 sayılı Kanun’a dayalı olarak kurulan üretici birliklerine bu hakkın tanınmaması önemli bir çelişki olup, iki kanun arasındaki uyumsuzlukların giderilmesine yönelik değişikliğin yapılması gerekmektedir.


Üretici birlikleri ve toptancı halleri birbirinin alternatifi oluşumlar olarak görülmemelidir. Üretici birliklerinin üyelerince teslim edilen ürünlerde standardizasyonu sağlama işlevini yerine getirmesi, yaş sebze ve meyve sektöründe fiyat istikrarını da beraberinde getirecektir. Ancak, üretici birliklerince dağıtılan ürünlerin toptancı hallerinden geçirilmesinin, yaş sebze ve meyvenin üretiminden tüketimine kadarki tüm aşamalarda kayıt ve kontrol altına alınabilmesi bakımından faydalı ve zorunlu olmaktadır.


Toptancı halleri ile ilgili olarak sektörün çeşitli kesimlerini karşı karşıya getiren önemli bir tartışma konusu da; yaş sebze ve meyve üretici birliklerinin ürünlerini toptancı hallere sokmadan doğrudan büyük mağazalara (hipermarket, süpermarket, vb) satabilmelerini olanaklı kılacak yönde 552 sayılı KHK’de değişiklik yapılmasının öngörüldüğü olmuştur. Oysa, 552 sayılı KHK’de ürünlerin üretici birliklerinden (552 sayılı KHK’ye dayanarak kurulan) satın alınarak perakende satışa sunulduğunun belgelenmesi halinde toptancı hale giriş zorunluluğu zaten aranmamaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca yapılan açıklamalarda 552 sayılı KHK’de öngörülen değişikliğin üretici birlikleri için belirtilen asgari üretici sayısının 50’den 16’ya indirilmesi suretiyle, 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu’ndaki üretici birlikleri tanımıyla aradaki çelişkinin ortadan kaldırılması olduğu belirtilmiştir. Büyük mağazaların asıl istediği ise, toptancı hallere bildirim zorunluluğu da olmaksızın doğrudan üreticiden mal satın alabilmelerini olanaklı kılacak bir değişikliğin yapılmasıdır.


Ülkemizin ekonomik ve siyasi anlamda girmeyi hedeflediği Avrupa Birliği’ndeki yaş sebze ve meyve toptan ticaretine ilişkin düzenlemelerin uzmanlarca incelenmesi ve AB üyesi ülkelerden ülkemize en yakın özellikler gösterenlerin sistemlerinin ele alınması son derece önemlidir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca, ilgili kurumların da katılımıyla bir kısım AB ülkesindeki toptancı halleri uygulamaları ile ilgili olarak yapılmaya başlanılan inceleme ziyaretleri bu açıdan son derece önem arz etmektedir. Bütün bu incelemeler sonrasında, ülkemizin kendine özgü koşulları da dikkate alınarak, yaş sebze ve meyve ticaretinde en uygun modelin geliştirilmesi ve sektörde gerekli altyapı iyileştirmelerinin en kısa zamanda yapılması gerekmektedir.


Türkiye’nin pazarlama yapısı, her ülkenin kendi farklı pazarlama örgütlerini oluşturması gibi, AB ülkelerinden farklıdır. Hallere sadece küçük ve orta ölçekli çiftçilerin malları gelmektedir. Eğer halden kaçışa yol açacak ve halleri devre dışı bırakacak bir yasa oluşursa bir anda 2 milyonu aşan çiftçi satamaz duruma gelecek, fiyatlar üretimin durması nedeni ile kısa vadede çok yükselecektir. Birçok Avrupa ülkesinde hipermarketlerin piyasayı ele geçirmesi nedeni ile işçi, hal tüccarı, toptancı gibi gurupların birleştiği alyanslar (kurumlar) oluşturulmuştur. Bizde de hallerin devre dışı kalması halinde böyle gelişmeler olabilecektir. Asıl sorun, KAYIT DIŞI EKONOMİ’DİR. Yasadan beklenen TÜRKİYE’NİN İHTİYACI OLAN BUDUR. AB’de bizden bunu beklemektedir. Eğer belediyeler buna göz yummazlarsa, yasaları uygularlarsa, kısa ve orta vadede fiyatlarda büyük düşüş gerçekleşecek, çiftçide kayıtlı ekonomi nedeni ile daha fazla kazanma imkanına kavuşacaktır. Bizim gıda fiyatları konusundaki sorunlarımızın ana nedeni BELEDİYELERİN YASALARA AYKIRI ÇALIŞAN PİYASA KOŞULLARINA GÖZ YUMMASIDIR, SORUN HALLER DEĞİL BELEDİYELERDİR. Kayıt dışı ekonomiye çözüm olmayan hiç bir yasa AB müktesebatına da uygun değildir. Belediyeler kayıt dışını önleyecek tedbirleri alsınlar, bir haftada fiyatlar çok yüksek oranda düşecektir. HALLERE MAL ARZI ARTMADIKÇA TÜKETİCİLERİN UCUZ ÜRÜN ALMASI BUGÜNKÜ YAPIDA  MÜMKÜN GÖRÜLMEMEKTEDİR.


Mevcut kanun tasarısı AB müktesebatına, ilgili mevzuat ve tüzüklerine uygundur. Ancak hal dışında toptan satışlara izin verecek, halleri devre dışı bırakacak olması mevcut piyasa koşullarını çok etkileyecektir, bu nedenle büyük dalgalanmalar yaratması muhtemeldir.


KANUN TASARISI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİM:


1.Üretici örgütleri dışında başka kişi ve kuruluşların hal dışında toptan ticaret yapmasına izin verilmesi doğru değildir. Bu durumda tam rekabet ortamında fiyatı oluşturacak piyasa yapısı ortadan kalkacaktır.


2. Hallerin serbest rekabeti bozduğu gerekçesi tamamen yanlıştır. Zaten ticaretin %70’den fazlası hal dışında olmaktadır.


3. Hal ve komisyoncu masraflarının yüksek olduğu gerekçesi kabul edilemez. Tüketicinin ödediğinin %80’den fazlası hal dışında ticareti yapanlara gitmektedir. Fiyatları haksız ve aşırı yükseltenler perakende sektöründekilerdir. Çünkü kayıtsız çalışmaktadırlar.


4. Hallerdeki dükkanların kiralanmasında 10 yıllık süre hangi yöntemle belirlenmiştir, belli değildir. Bu işi yapanlarda uzmanlaşmış meslek gurubundadırlar. Buralar satılarak tahsis edilmelidir. 10 yılın sonunda devir sırasında büyük kargaşa çıkması muhtemeldir.


5. Tasarının AB müktesebatına uyum açısından olumlu yanları fazladır. Ancak rekabet sisteminin oluşması için önerilen önlemler eksiksiz yerine getirilmelidir. Aksi takdirde üretici örgütleri ve ticaret kesimi zarar görebilecek, bu durum AB uyum çalışmalarında ileride muhtemel sorunlar ortaya çıkartabilecektir. 


KAYNAKLAR


VURAL, H., 1983. Ankara şehri yaş meyve ve sebze toptancı halinin ekonomik analizi ve düzenleme tedbirleri. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara Ün. Fen bilimleri Enstitüsü. Ankara.


 


VURAL, H., 1989. Gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’de yaş meyve ve sebzelerin pazarlama kanalları. Ankara Üniv. Ziraat Fak. Yayın no.1158. Ankara.(TBMM Kütüphanesinde var)


 


VURAL, H., 2008. Yaş meyve ve sebze pazarlaması ve toptancı haller. T.Zir. Müh.Odası Dergisi.


 


VURAL, H. ve arkadaşları, 1985. Önemli yaş meyve ve sebzelerin pazarlamasının düzenlenmesi ve masrafların düşürülmesi. TÜBİTAK Projesi No:TOAG-550.


 


VURAL, H. 1983. Yaş meyve ve sebze pazarlaması ve kooperatiflerin hizmetleri. T.Koop.Kurumu Karınca dergisi. Sayı 563.


 


VURAL, H. 1986. Tarımsal ürünlerin pazarlanması ve üretici pazarları. T.C.Ziraat Bankası dergisi. Sayı38.


 


VURAL, H., 2008. Gıda fiyatlarındaki artışın nedenleri.www.tarimsalpazarlama.com


 


VURAL, H, 1986. Yaş meyve ve sebze toptancı halleri yasası ve hal yönetmeliklerinin işleyişi. Tarım bakanlığı dergisi.


 

 
 
 
 
 
Yavuz Taner CEO
Süper Meyve Nar Tanesi , Nur Tanesi
Dr. Cihangir Korkmaz
 
Doç.Dr.Hasan Vural
TÜRKİYE’DE GIDA POLİTİKASI
Yük.zir.muh.Hakan YILDIZ
Üreten Bir Türkiye İçin
 
1.5033 YTL
1.5106 YTL
1.9179 YTL
1.9272 YTL
2.3080 YTL
2.3201 YTL
 
 

   
Copyright © 2008 Tüm hakları saklıdır