Bugün 10 EYLÜL 2010  Saat: 20:51:18 Mağaza Ana sayfa     Hakkımızda     Üretici Eğitimi     Alara TV     Haberler
   
   
Ana Sayfa
Bütün Haberler
Duyuru ve Etkinlikler
Modern Meyvecilik
Basında Alara
Sağlık Köşesi
 
Arama  
Site içi arama

 
Son Yazılar  
 • Süper Meyve Nar Tanesi , Nur Tanesi
 • TÜRKİYE’DE GIDA POLİTİKASI
 • GIDA FİYATLARI NEDEN ARTIYOR
 • MEYVE VE SEBZE İHRACATIMIZ VE SORUNLARI
 • Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası ve Türkiye
 • AB ÜYELİKTE TARIM ÜRÜNLERİMİZİN FIRSATLARI
 • TOPTANCI HAL YASA TASARISININ...
 • Kazanç Kaynağı NAR
 • Türkiye Taze Meyve Sebze Sektörüne Sahip Çıkalım
 • Alara´da Dikey Entegrasyon Modeli İle İhracat
 
 
Köşe Yazıları
Doç.Dr.Hasan Vural

Son Yazıları




Doç.Dr.Hasan Vural
hvural@uludag.edu.tr
Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası ve Türkiye
24.12.2009 17:35:42

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası ve Türkiye


 


                                                                                                                      Hasan Vural


 


Düzenli yapılan Avrupa Birliği Tarım Bakanları toplantılarından sonuncusu 14-15 Eylül tarihlerinde İsveç’te yapıldı.. Tarım ve Köyişleri Bakanı’nda de katıldığı toplantının ana gündem maddesi küresel ısınmaydı. Küresel ısınmanın tarım sektörüne etkileri ve alınması gereken önlemler tartışıldı. Önümüzdeki dönemde bu konuda çok daha kapsamlı çalışmalar yapılacağı anlaşılıyor. Küresel ısınma konusunda Avrupa Birliği kadar, Amerika Birleşik Devletleri’nin tutumu çok büyük önem taşıyor. Çünkü, küresel ısınmaya neden olan sorunların kaynağında da AB ve ABD var.


Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir başka konu ise, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası konusundaki çalışmaları. AB, ortak tarım politikasında yeni bir yapılanmaya gidiyor. Birkaç yılda çok ciddi değişiklikler yaşanacak. 2013’ten itibaren yeni bir dönem başlayacak. Bu değişim, ortak tarım politikasına uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Tarımla ilgili herkes bu çalışmaları yakından izlemeli.
Ortak tarım politikası çalışmaları ve son gelişmeler aşağıda özetlenmiştir.


Avrupa Birliği’nin 2008 bütçesi 129 milyar Avro. Bu ütçenin yüzde 42.6’sı olan 55 milyar Avro tarım ve kırsal kalkınmaya harcandı. Avrupa Birliği, 2013 yılından sonra ortak tarım politikasında, finansal kaynakların etkin kullanılması, çiftçilerin rekabet gücünün artırılması, küresel pazarda Avrupa Birliği’nin tarım sektörüne güçlü ve kalıcı bir temel oluşturulması, tüm üye ülkelerde eşit şartların sağlanması, mevzuatın basitleştirilmesi, yönetim yükü ve bürokrasinin azaltılması hedefi ile bir dizi önlem alıyor. Bu önlemlerden bazıları şöyle:



1-Süt üretim kotaları 2015’e kadar kademeli olarak kaldırılacak
2-Alan bazlı destekleme sistemine 2010 yerine 2013’te geçilecek. (Bu yıldan itibaren
Türkiye’de de ürün desteklemelerinde alan bazlı yöntemin uygulanmasına geçildi.)
3-Ekilebilir arazinin yüzde 10’nun üretim dışı tutulması kararı yürürlükten kaldırıldı.
4-Buğday, tereyağı gibi bazı ürünlerde müdahale alımları azaltılacak.
5-Biyoyakıt hammaddesi ürünlerine verilen prim desteği kaldırılacak.
6-Büyük işletmelere verilen desteklerin azaltılması sağlanacak.
          Avrupa Birliği ortak tarım politikasına uyum çalışmaları çerçevesinde
Türkiye tarımında da bazı ciddi değişimler yaşanacak. Bu değişimler satır başları ile şöyle:
   Devletin tarıma yönelik destekleri ve müdahale alımları azalacak.
   Tarımsal işletmeler, Avrupa Birliği standartlarında üretim ve kaliteyi yakalayacak biçimde yapılandırılması şart.
   Üretimde verimlilik esas olacak. Verimsiz işletmelerin desteklenmesine ilişkin politikalar kısıtlanacak.
   —Pazarlama ve rekabet açısından üreticilerin örgütlenmesi gerekir.
   —Tarımın kayıt altına geçişi artacak.
   Tarımdaki yüzde 26.4’lük nüfus daha da azalacak, kırsal yörelerde yeni gelir kaynakları bulunması gerekiyor.


Türkiye, bu zorlu süreçte uyum için çalışmalarını sürdürürken Avrupa Birliği Komisyonu’ndan da birçok talep geliyor. Avrupa Birliği Komisyonu, öncelikle müktesebata uyumlu mevzuatın çıkarılmasını ve uygulanmasını istiyor. Bunun içinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması, bazı temel konulardaki yasal düzenlemeler var. Ayrıca, sığır eti ve canlı büyükbaş hayvan ithalatının serbest bırakılması, Avrupa Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü kararlarına uyumlu destekleme sistemine geçilmesi, tarımsal- gıda işletmelerinin sınıflandırılması, yurt içinde hayvan hareketleri ve kesimlerinin takip edilmesi gibi pek çok talep var. 


Bu gelişmeler ışığında, Türk tarımının temel yapısal sorunları dışında, en önemli sorunu çiftçi örgütlenmesinin tamamlanmamış olmasıdır. Tarımda verimliliği ve karlılığı etkileyen en önemli faktörün bu olduğu göz ardı edilmeden, bu konuda eğitim ve uygulamaların artırılması gerekmektedir. Çünkü örgütsüz yapı pazarlamada çiftçinin başarısız olmasına neden olmaktadır. Örneğin, Türkiye’nin en kaliteli bal ve polen üretimi Bursa ilinde yapılmasına rağmen, satışlar ve fiyatlar üreticinin istediği düzeyden çok uzaktır. Arıcılar Birliği (Baybir) üyeleri dahi, kontrollü en sağlıklı balı üretmelerine rağmen, piyasada yeterince söz sahibi olamadıkları için ürünlerini satamamaktadırlar.


Oysa Avrupa Birliği’nde her üretici en az bir birlik ya da kooperatife üyedir. Aksi takdirde devletin kredi olanaklarından, pazarda ise marka olmanın ve pazarlık yapabilme avantajlarından yararlanmamaktadırlar. AB ortak tarım kredi fonu’da sadece kooperatif ya da birlik üyelerine kredi vermektedirler. Bizde de aynı kredilendirme yöntemi izlenerek, çiftçi örgütlenmesinin tamamlanması gerekmektedir.

 
 
 
 
 
Yavuz Taner CEO
Süper Meyve Nar Tanesi , Nur Tanesi
Dr. Cihangir Korkmaz
 
Doç.Dr.Hasan Vural
TÜRKİYE’DE GIDA POLİTİKASI
Yük.zir.muh.Hakan YILDIZ
Üreten Bir Türkiye İçin
 
1.5033 YTL
1.5106 YTL
1.9179 YTL
1.9272 YTL
2.3080 YTL
2.3201 YTL
 
 

   
Copyright © 2008 Tüm hakları saklıdır